(Source: limonsiker)
Reblogged from bonus-mind, 398 notes, May 26, 2012
4 notes, May 26, 2012
0 notes, May 26, 2012
(Source: ormandagezenpenguen)
Reblogged from ormandagezenpenguen, 28 notes, May 26, 2012
(Source: ohalanyeminet)
Reblogged from ohalanyeminet, 420 notes, May 23, 2012
(Source: uykuylacevrilikucucukhayat)
Reblogged from vampirimabi, 18 notes, May 23, 2012
(Source: ohalanyeminet)
Reblogged from ohalanyeminet, 205 notes, May 22, 2012
Herkesin özendiği çiftlerdendik biz. Herşeyi eksiksiz yapmaya çalışan değil de,birbiriyle bütün olmaya çalışan daha çok.
Sonra bir gün, ayrılalım dedim. Yürürken,gözlerinin içine bakarak “Ayrılalım.” dedim,onun için sıradan bi zamandaydı ama benim için hiç değildi. Aylardır ne zaman yapmam gerektiği hakkında,hiç bi fikrim yoktu. Yapıverdim ona göre. Ellerim buz gibi olmuştu,öksürmem gerekiyordu. Yutkunmayı tercih ettim,gürültünün sırası değildi.
Bakakaldı.
“Hayır” dedi.
“Hayırı falan yok,ayrılıyoruz.Bitti.” dedim.
“Sebebi yok. Olamaz. Yani,herşey yolunda. Herşey. Kendine gel.” diyordu,ikna etmeye çalışıyordu. Boğazının kuruduğunu hissediyordum. Karıştırıyordu kelimeleri birbirine. Çok çaresiz gözüküyordu ama başka çarem yoktu,bilmemeliydi.
“Gidiyorum 3 gün sonra. Herşeyi burda bırakıp,gidiyorum.” dedim.
Suratıma elinden çok sevdiği oyuncağı alınmış küçük bi çocuk gibi bakıyordu. Döndüm arkamı yürümeye başladım hızlıca. Soğuk terler döküyordum,nefes nefeseydim,öksürmem gerekiyordu yeniden ve gözyaşlarımı tutmam. O koştu ben koşmaya başladım.
Durdu aniden “Neden!” diye bağırdı ardımdan.
“Sıkıldım artık. 7 yıl. 7 koca yıl! Bunaldım anlıyor musun senden,sevmiyorum,istemiyorum artık.” dedim.
Hiç bişey sandığı gibi değildi ama öyle kalacaktı bilmeyecekti.
“Erlangen’a yerleşicem. Burs da alıcam üniversiteden,teklif geldi. Zaten çok zamandır gitmek istediğimi biliyorsun. Orda yeni bi hayat kurucam.” dedim. Gerçekten de Erlangen’da yaşamak istiyordum bi aralar,küçük ama beni mutlu edebilecek bi şehir olduğuna inandım hep. Taki oradaki kanser hastaneleriyle tanışana kadar.
“Ama biz daha..” derken sözünü kestim,
“Biz diye bişey yok artık! Unut. Yok!”
Bilmemesi için elimden gelen herşeyi yapacaktım. Sigaraya onla beraber başlamıştık. Eğer şimdi hastalığımı öğrenirse,kendine bişeyler,yo hayır bilmeyecekti.
Alt kattan saatlerce şarkımızın sesi geliyordu,artık gerçekten dayanamıyordum. Sonra yüzümü yıkamak için banyoya doğru gittim apartman boşluğundan sesi geliyordu,sensiz kalacak bu yürek,sensiz yanacak sigaram diye mırıldanıyordu. Saatlerce aynı şarkıyı mırıldandı,saatlerce. Ağlayarak kendi kendime yeni şarkımız bu,dedim.
İnsanlar 50 şer yıl içerken daha 5 6 yılda neden bendim,anlayamıyordum.
Gerçekten dayanılacak bi acı değildi. O iğneler,kemoterapi,ilaçlar,öksürük krizleri.. Sürekli kilo veriyordum,sürekli. Annemler önümde gülümsüyorlardı,sırf daha az üzüleyim diye dışarıda ağlıyorlardı. Bi annenin hıçkırıklarına katlanabilmek çok zor. Ben bunları düşünürken bile,o illet çoğalıyor vücudumun bilmediğim bi köşesinde,artık akciğerimden de ötede. Ve buna rağmen “İyisin,daha da iyi olacaksın derken onlar; ölüme biraz daha yaklaştığını bilmek,onlara bunu bilip de inanmaya çalışmak çok zor.
Onu özlüyordum. Nasıl olduğunu az çok tahmin edebiliyordum. Ama söyleyemezdim. O şehribırakıp giderken ben,güneşimiz bile artık farklı zamanlarda doğup batarken söyleyemezdim. ”..taki gelene kadar gökten yıldız yoplayacağım..saçlarına ışıl ışıl bir taç..” diye kıvranırken,saçlarıma dokunacağı yerde saçlarım hastane çöplerinde dolaşırken,ona “seni çok seviyorum ama gitmem gerek” diyemezdim. Kim diyebilirdi ki!
Yavaş yavaş ölüme giderken,eriyip giderken ben ; öyle görmesine izin veremezdim. Hayatından birden bire yok olup gitmek benim seçimim değildi. Vazgeçmek istemedim gerçekten de ama bu şehir beni kendinden def etti ve joker kalmamıştı artık oynayacak. Tek kart vardı. Ben de kabullendim.
(Source: patronunklavyesi)
Reblogged from urlbulmakzor, 36 notes (174 plays), May 20, 2012